06 09 2008

PAKİZE BARIŞTA"DAN BİR YAZI

Bugün kitap yazısı yok.En yakın arkadaşım acı çekiyor çünkü. O kadar içi yanıyor ki, yüzlerce kilometre öteden çektiği acının harareti telefondan akıp kavuruyor beni.  Arkadaşım bu kadar acı çekerken kitap okuyamam ben.Oturup sessizce kederlenirim sadece.  Onun acısını ehlileştiremem zira. Çaresiz kalmanın ne demek olduğunu anlarım olsa olsa.Böyle bir zamanda insanın kitap yazısı yazamayacağını da bilirim, denemem bile.Arkadaşımın köpeği öldü. Sekiz yıldan beri mecbur kalmadıkça yanından hiç ayırmadığı tüylü arkadaşı, can yoldaşı, ortağı öldü. Çok az mecbur kalırlardı ayrılmaya, sekiz yılda sekiz kere değildir saysak, bu defa da sadece birkaç gün için ayrılmışlardı ama, hayatın zalim yanına denk geldi işte. En çok da bu dokunur ya insana, son nefesinde sevdiğinin yanında olamamak İnsan ya da hayvan, güçsüzün ve masumun ölümü daha da acı veriyor insana, hele o bir dostsa. Bir hayvanın dostluğu, insanın pek çok perdelerini kaldırır; hatta bir insan dostluğundan daha da çok kimi zamanHayvan dostluğu insanın özüne doğru uzanan gerçek bir yolculuktur zira; insan o yolculukta karşılaştığı manalar içinde sevginin en durusuna rastlar ve kendi hayatının manasının özüyle tanışır. Bu bir tür bütünlüktür bana göre. İnsan odaklı olmayı aşmadır aynı zamanda; insanın doğaya olan egemenliğinin anlamı birdenbire yıkılıverir o zaman.Bir hayvanla yaşamamış olanlar anlamaz, ne türlü can yakar kaybı.hayvanlar mazlumdur çünkü, konuşup anlatamazlar dertlerini, sağlıklıyken bile merak eder insan; bir yerleri ağrıyıp sızlıyor mudur acaba, acı duyuyor mudur yoksa, çarpıntısı olur mu zaman zaman, diplerde derinlerdeki korkuları ne türlüdür, başı ağrır mı b... Devamı

24 06 2007

dostlarım...,

kedimiz mavi,köpeğimiz bico... onların anlaştığı gibi insanlar anlaşamıyor.. beraber uyuyorlar...iki sıkı dost... ve yeni bir kolye... Devamı