17 11 2008

boncuk

yine bir boncuk çalışması..oyalı oyalı, Devamı

01 11 2008

yemekteyiz yarışması ,röportaj için istinye sahilindeyiz.resim 31 ekim makinanın tarih ayarı bozuk,yanlış olmuşyapımcı tuğba ülker ve şeyda hanımla beraber pazar süprizi programına röportaj verdik.. Devamı

29 10 2008

show tv,canlı yayın alişan ve çağla şikel...

show tv de canlı yayındayız...alişan ve çağla şikel..çok keyif aldım.. Devamı

29 10 2008

cemal türkan hoca

www.cemalturkan.comsevgili derya baykal"ın programının değerli aşcısıcemal hoca,bana bir kaç yemek  tüyosu verdi...teşekkürler...www.cemalturkan.com Devamı

08 10 2008

gümüş toplarla takım...(925 ayar)

 ben sevdim bu gümüş toplarla çalışmayı,hızımı alamadımyine birşeyler yaptım.bu kez küpe ve kolye de ekledim bilekliğeaslında altın la çalışmak istiyordum ama çok para tutuyor.böyle bir takım 14 ayar altınla yaklaşık 2ytl ye çıkıyor....neyse bunlarda güzel oldu...ellerime sağlık...nazar boncuklu fon ise bayram çikolatasının kutusu...böylece onu da değerlendirip fon olarak kullandım.bu arada sevgili gülçin"e teşekkür tekrar..o öğretti bu çalışmayı.www.turuncudunya.blogcu.com Devamı

29 09 2008

925 ayar gümüş toplar

gümüş toplarla ördüğüm bileklik,925 ayar gümüş toplar kullandım. Devamı

11 09 2008

gaye döşer"le öğleden sonra(camdan kalp,bu şarkı adı tabi ki)

BUGÜN BEN NELER  YAPTIM...ÇOK GÜZEL VAKİT GEÇİRDİM...SEVGİLİ GÜLÇİN ile BERABER ,SEVGİLİ GAYE DÖŞER"E GİTTİK.GÜLÇİN www.turuncudunya.blogcu.com  cam boncuklarımızı yaptık.çok eğlendim.sevgili GAYE"nin kursları devam ediyor...çok orjinal objeler hazırlamış yeni sezon için..çok güzeldi hepsi...www.beadycats.comtel:0216 3867396ayşenin boncukları Devamı

09 09 2008

ben anne olmasaydım eğer.......

Ben anne olmasaydım eğer...     Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim.Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım. O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim.Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç. Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim. Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz kardeşlerde olduğunu sanacaktım. Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım. Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla girmeyecektim.Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti. Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi hayal edemeyecektim.Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik. Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım.Telaşsız sevişmenin hayalini kuramayacaktım.Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım. Annesinden zorla ayırdılar diye 'Uçan Fil Dumbo!' çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım. Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi. Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet o... Devamı

06 09 2008

PAKİZE BARIŞTA"DAN BİR YAZI

Bugün kitap yazısı yok.En yakın arkadaşım acı çekiyor çünkü. O kadar içi yanıyor ki, yüzlerce kilometre öteden çektiği acının harareti telefondan akıp kavuruyor beni.  Arkadaşım bu kadar acı çekerken kitap okuyamam ben.Oturup sessizce kederlenirim sadece.  Onun acısını ehlileştiremem zira. Çaresiz kalmanın ne demek olduğunu anlarım olsa olsa.Böyle bir zamanda insanın kitap yazısı yazamayacağını da bilirim, denemem bile.Arkadaşımın köpeği öldü. Sekiz yıldan beri mecbur kalmadıkça yanından hiç ayırmadığı tüylü arkadaşı, can yoldaşı, ortağı öldü. Çok az mecbur kalırlardı ayrılmaya, sekiz yılda sekiz kere değildir saysak, bu defa da sadece birkaç gün için ayrılmışlardı ama, hayatın zalim yanına denk geldi işte. En çok da bu dokunur ya insana, son nefesinde sevdiğinin yanında olamamak İnsan ya da hayvan, güçsüzün ve masumun ölümü daha da acı veriyor insana, hele o bir dostsa. Bir hayvanın dostluğu, insanın pek çok perdelerini kaldırır; hatta bir insan dostluğundan daha da çok kimi zamanHayvan dostluğu insanın özüne doğru uzanan gerçek bir yolculuktur zira; insan o yolculukta karşılaştığı manalar içinde sevginin en durusuna rastlar ve kendi hayatının manasının özüyle tanışır. Bu bir tür bütünlüktür bana göre. İnsan odaklı olmayı aşmadır aynı zamanda; insanın doğaya olan egemenliğinin anlamı birdenbire yıkılıverir o zaman.Bir hayvanla yaşamamış olanlar anlamaz, ne türlü can yakar kaybı.hayvanlar mazlumdur çünkü, konuşup anlatamazlar dertlerini, sağlıklıyken bile merak eder insan; bir yerleri ağrıyıp sızlıyor mudur acaba, acı duyuyor mudur yoksa, çarpıntısı olur mu zaman zaman, diplerde derinlerdeki korkuları ne türlüdür, başı ağrır mı b... Devamı

18 08 2008

düdüklü tencerede pilav...

düdüklü tencerede de pirinç pilavı olurmu demeyin,öylegüzel olur ki vazgeçemezsiniz.yapmanız gereken tek şeybir ölçü pirinç,bir ölçü su..kullandığınız yağ(tereyağı,mısırözü vs)tuz,veya su yerine bir ölçü domates rendesiveya bir ölçü tavuk suyu...pirinci sıcak suda ıslatıp, 15 dakika bekletmek yeterlidüdüklünün içine yağı,suyu,tuzu vs.koyup kaynatır ve arkadansüzmüş olduğumuz pirinci ilave edip kapağını kapatırız.düdüktentısss sesini duyunca en küçük ocağa alıp,altını iyice kısıp, tam5 dakika pişiririz.ama kesinlikle 5 dakikayı geçirmiyoruz.dikkat etmemiz gereken tek şey ölçülerin birebir olması ve ateşin çok kısık olması....sonuçta tane tane dökülen pilavınız hazır...pirinç baldo,,basmati hiç farketmezsonuç MÜKEMMEL...DENEYİN DERİM...sevgiler...ayşen tekin Devamı